ONLINE DERSLİK
  MENÜ
E-Posta :
Şifre :
» ONLİNE DERS SATIN AL
» ÜCRETLİ ÜYELİK
» ÜCRETSİZ ÜYELİK
» ŞİFRE Mİ UNUTTUM
 ONLINE ETÜT MERKEZİ
Bu bölümde karşılaştığınız ilginç ve/veya zorlu sorularınızı bizlere iletebilirsiniz. Her sorunun cevabı ve açıklaması ertesi gün bu sayfalarda yayınlanacaktır.
DİKKAT ! Lütfen her bir soru için yeniden form doldurunuz
Lütfen aşağıdaki formu kullanarak sorunuzu sisteme kayıt ediniz.
Ad Soyad :
Email :
Şehir :
Sorunuz :
 
GÖNDERİLEN SORULAR VE CEVAPLARI
Yazan :
sibel yıldırım / 28.11.2006 16:37:15  
Soru :
1047 ve 1048 kodlar ile beyannamelerde yatırdığımız damga vergileri gelir vergisi ve kurumlar vergisi açısından indirilebilir gider kalemlerimidir
Cevap :

Kurumlar vergisi açısından her hangi bir sorun bulunmayıp gider olarak yazılabilir. Fakat gelir vergisi mükelleflerinde durum biraz daha farklıdır.

Özellikle geçici vergi beyannamelerinde,

Örneğin; Yıllık gelir vergisi beyannamesinde ödediğimiz damga vergisini gider yazamayız. Beyannamede sadece ticari veya serbest meslek kazancı değil gmsi gelirlerimizide beyan ettiğimiz için direkt olarak ticarei faaliyetin devamı için yapılan harcama sayılmadığından gider yazılamaz.

Geçici vergide yıllık gelir vergisi beyannamesinden mahsup edilmek üzere verilen beyanname olduğu için gider yazılmayabilir. Fakat diğer taraftan ticari kazancın devamı içinde verildiği düşünülebilir. Bu durumdada gider yazılma imkanı vardır.

Kdv ve muhtasar beyannamelerde ve ssk ödemelerinde oluşan damga vergileri her açıdan gider yazılabilir.

 

Yazan :
MEHTAP KANMAZ / 25.11.2006 11:02:33  
Soru :
Çalıştığım firma çok çeşitli firmalarla iş yapıyor ve çok sayıda fatura alıp veriyoruz. Faturada bir tutarsızlıkla karşılaştığımızda bunun yasal yollarla itirazı veya düzeltilmesi nasıl olacaktır?
Cevap :

Size kesilmiş olan faturalar açısından baktığımızda;

TTK.'nun 23 maddesinde "Bir faturayı alan kimse, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde münderecatı (içeriği) hakkında bir itirazda bulunammışsa münderecatını kabul etmiş sayılır." deniyor.

Dolayısıyla faturayı aldığınız tarihten itibaren 8 gün içinde faturanın münderecatına itiraz etmediyseniz faturayı kabul etmiş sayılıyorsunuz.(Eğer bu fatura hizmet ifasıyla ilgili ise kabul ettğiiniz durum sadece faturanın tıtarıdır. ) Münderecat denilirken faturanın üzerinde yazan her türlü bilgi kast edilmektedir.

Siz itiraz ederken itiraz süresi içerisinde bulunduğunuzu ispat etmelisiniz. Yani faturaya aldığınız tarihten itibaren 8 günün geçmemişolması gerekir.

Fatura yazılı bir anlaşmaya göre kesildiyse 8 günlük süre geçmiş olsa bile kabul etmiş sayılmazsınız.

Fatura elden verilmiyorsa mutlaka iadelei taahhütlü, taahhütlü, kargo veya noter aracılığla gönderilmesinde süre ispatı açısından yarar vardır.

İtiraz  ederken itirazı yazılı olarak mümkünse noter kanalı ile yapıması daha yararlı olur. 

 

Yazan :
AYTAÇ ACARDAĞ / 25.11.2006 10:39:17  
Soru :
Firmanın düzenlediği sevk irsaliyesinde tanzim tarihi: 27.10.2006
sevk tarihi : 28.10.2006
teslim tarihi : 02.11.2006 bu durumda firma irsaliyeye ait faturayı hangi tarihte kesecekitir?
Cevap :

V.U.K'nun 231.maddesini 5 nolu bendine göre "Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren 7 gün içinde tanzim edilir.Bu süre içinde tanzim edilmeyen faturalar hiç tanzim edilmemiş sayılır."

Bu durumua göre firma faturayı 7 gün yani 09.11.2006 tarihine kadar tanzim etmek ve faturanın üzerine irsaliye numarası ve teslim tarihini yazmak zorundadır.

7 günlük süre dönem (ay) bitimine rastlarsa fatura ay sonunda kesilmek zorundadır. Verdiğiniz örnekte teslim tarihi 10'uncu ay içerisinde olsaydı fatura 7 günlük süre gözetilmeksizin en geç 31.10.2006 tarihinde kesilmesi gerekecekti.

Dönemsellik ilkesi gereği bir dönemin gelirleri aynı dönemin giderlerinin mahsup ediliyor olması gereği bu durumda faturanın ay atlaması söz konusu olmamaktadır.

Çünkü irsaliye kesildikten sonra mal stoklarımızda bulunmamaktadır. Karşı tarafın stoklarına intikal etmiş bulunmaktadır. İrsaliye faturalandırılmadığı takdirde mal ay sonunda stoklarımızda gözükür ve karşı tarafın stoklarında olmasına rağmen onu stoklarında gözükmemektedir. dolasıyla V.U.K 'na göre usulsüzlük cezasını gerektirir.

 

 

Yazan :
ENDER KONYALI / 20.11.2006 23:56:19  
Soru :
Merhaba arkadaşlar,
defterlerin kapanış tasdiki ile ilgili işlemleri ne şekilde uyguluyorsunuz.Gerçekten çok önemli bir durum.Bu konuda bir şeyler paylaşabilirsek çok iyi olur.Teşekkürler.
Cevap :

KAPANIŞ TASDİKİ

Kanunda, Kapanış tasdikine tabi defterler , yevmiye defteri ve envanter defteridir.Defter-i kebir sayılmamıştır. TTK 70.maddesini son fırkasına göre yevmiye defterinin  yeni senenin Ocak ayı sonuna kadar notere ibraz edilip son kaydın altına noterce "görülmüştür" ibaresi yazılır ve tasdik ettirilir.

Envanter defteri iş yılı bitiminden itibaren geçen üç ayı izleyen birinci ayın sonuna kadar kapatılması ve kapanış tasdikinin yapılması gerekmektedir.

Kapanış tasdiki olmayan defterlerin tacirin lehine delil olamıyacağı hükmü vardır.

TTK 'nun 68. maddesinde tacirlerin saklamakla yükümlü oldukları defterleri doğal affetler sebebiyle zayi olması haline 15 gün içinde mahkemeden zayi belgesi alması olanaklıdır hükmü yer almıştır. Fakat kapanış tasdiki olmayan defterler için böyle bir durum söz konusu değildir.Ve kapanış tasdikinin olmaması tacirin iflası haline taksirli müflis sayılması gerecektir.

 


Yazan :
ENDER KONYALI / 19.11.2006 16:50:40  
Soru :
vade farkının işleyişi ile ilgili bilgi verirseniz sevinirim. muhasebeleştirilmesi ne şekilde olacaktır.
Cevap :

Vade : bir işin yapılması veya bir borcun ödenmesi için gösterilen süredir.

Vade farkı ise ; bir borcun ödenmesinde oluşan gecikmeden dolayı alacaklının zararını karşılamak amacıyla borçlu tarafından alacaklıya ödenen bir tutardır.

Vade farkının muhasebeleştirilmesinde dikkate alınacak iki husus bulunmaktadır :

birincisi; vade farkını ödeyen yani borçlu açısından asıl borç niteliğinde olup olmadığıdır.

asıl borç :

- bir gider kalemi ise bu durumda ödenen vade farkıda asıl borcun intikal ettirildiği gider hesabına intikal ettirlecektir.

- bir maliyet unsuru ise vade farkı maliyet arttırıcı bir unsur olarak kabul edilecektir.

- bir sabit kıymet alımından kaynaklanıyorsa, vade farkı sabit kıymetin aktif kayıtlarındaki maliyetini arttırcı bir unsur olacak ve sabit kıymetin ana bedeli ile beraber amortismana tabi tutulacaktır.

ikinci husus; vade  farkının asıl borcun kayıtlara alındığı dönemde tahakkuk ettirilen veya ödenen kısmı asıl borç ile beraber düşünülerek yukarıdaki işlemler gerçekleştirilecektir. Buna karşın; vade farkı takip eden yılda tahakkuk ettirilmiş ise finansman giderlerine alınacaktır.

bunlara karşılık alacaklının vade farkı talebinde bulunabilmesi için; taraflar arasında bir sözleşme yapılması veya fatura üzerinde vade tarihi ve vade farkı oranı yazılmalıdır aksi takdirde vade farkı talep edilemez.

ayrıca vade farkı üzerinden genel oranda kdv hesaplanır ve bir taraf indirim konusu yaparken diğer tarafta bu kdv yi öder.

ve son olarak alacaklı için gelir niteliğindedir.

 
Sayfalar : [ 1 ] [ 2 ] [ 3 ] [ 4 ] [ 5 ] [ 6 ] [ 7 ] [ 8 ] [ 9 ] [ 10 ] [ 11 ] [ 12 ] [ 13 ] [ 14 ] [ 15 ] [ 16 ] [ 17 ] [ 18 ] [ 19 ] [ 20 ] [ 21 ] [ 22 ] [ 23 ] [ 24 ] [ 25 ] [ 26 ] [ 27 ] [ 28 ] [ 29 ] [ 30 ] [ 31 ] [ 32 ] [ 33 ] [ 34 ] [ 35 ] [ 36 ] [ 37 ] [ 38 ] [ 39 ] [ 40 ] [ 41 ] [ 42 ] [ 43 ] [ 44 ] [ 45 ] [ 46 ] [ 47 ] [ 48 ] [ 49 ] [ 50 ] [ 51 ] [ 52 ] [ 53 ] [ 54 ] [ 55 ] [ 56 ] [ 57 ] [ 58 ] [ 59 ] [ 60 ] [ 61 ] [ 62 ] [ 63 ] [ 64 ] [ 65 ] [ 66 ] [ 67 ] [ 68 ] [ 69 ] [ 70 ] [ 71 ] [ 72 ] [ 73 ] [ 74 ] [ 75 ] [ 76 ] [ 77 ] [ 78 ] [ 79 ] [ 80 ] [ 81 ] [ 82 ] [ 83 ] [ 84 ] [ 85 ] [ 86 ] [ 87 ] [ 88 ] [ 89 ] [ 90 ] [ 91 ] [ 92 ] [ 93 ] [ 94 ] [ 95 ] [ 96 ] [ 97 ] [ 98 ] [ 99 ]